hızlı seyretmek ve ‘hız’ı seyretmek
Gai Eaton, Kalenin Kralı’nda hızlı yaşamın insanoğlunun zihni gelişimini yavaşlattığından dem vuruyor ve modernite’nin hız olgusunu müthiş bir örnekle açıklıyordu: Sözüm ona ilerlemiş, gelişmiş ülkelerde insanlar, hızlı trenlere binerler ve dışarıyı seyredemediklerinden ötürü kitaplarına, dergilerine gömülürler. Peki, dışarıyı neden seyredemezler?
Çünkü içinde yolculuk yaptıkları trenin hızı, çevredeki hatların bulanıklaşmasına ve hızın bu bulanıklılıkla adeta bir perde gibi çevreyle aralarına girmesine sebep olmaktadır.
Modern insanın hızlı treni-expresi vardır ama bu trende yolculuk ederken seyredeceği uçsuz-bucaksız denizleri, dağları, kırları yani çevresi yoktur..
Hangisi daha büyük ve daha mühim bir mahrumiyet sizce?:Yavaş olmak mı; seyir zevkini, hazzını yaşayamamak mı?.
