Wednesday, December 28, 2005

Kadife Şairler..

ölüyorlar kadife şairler...
pazarların tozunda ve kulelerin sisinde gömülü

gün geceye akıyor... güne gece...
ölüm yaşama akıyor yaşam bilince...

bilinç de akar / daha karar vermediler
gitse odalarından / gitse odalarından birileri...
Yalnızlık ve melankoli...

heryerdeydiler...
dönecek yerleri yok şimdi...

(Lale Müldür)

Friday, December 23, 2005

Dörtdörtlükler..

Bir yalnız mankensin ve vitrindesin
ne yapsan boş yani öyle durmalısın
kimbilir etrafa biraz yeşil kokular
saçıp -ol'dukça- yerini doldurmalısın..

Thursday, December 22, 2005

Buradan bir 'Yolcu' geçti, gördünüz mü?.

Elimde Yolcu Dergisi’nin 35.(yazıyla otuzbeşinci) sayısı var. Rengarenk, dopdolu, her tarafından dirim fışkıran bir dergi bu. Ekim-Kasım-Aralık olarak not düşülmüş künyesine. Şiirler, öyküler, denemeler, resimler(kahverengi-beyaz olsa da) güzel bir dergi..

Samsun mahreçli Yolcu'yla ilk defa internette tanıştığımı hatırlıyorum. Yayınlarına bir süre ara verdiklerini ve yakın zamanda tekrar meydanda olacaklarını 'duyuru'yorlardı sitelerinde. Ve işte, yepyeni, yakışıklı bir şekilde elimizin altında Yolcu Dergisi..

Özel olarak altını çizmek istediğim ürünler var: Mehmet Şamil'in mektupları(Yangınlık), Ogün Kaymaz'ın 'Melek Alarmı' , Ercan Sağlam'ın 'Bukalemun' başlıklı şiirleri, İbrahim Tökel'in 'Türk Solu Ne Yana Düşer?' başlıklı yazısı..
Bir de vazgeçilmez bir 'yenilgi' sayfası var:gürül gürül akan bir ırmak sanki..Harika!..(Bu arada yenilgi.com ne zaman açılıyor aceba..)

Derginin kapağında Victor Hugo var:"Ve mutsuzduk biz/ ah ne güzeldi o günler..."

Monday, December 19, 2005

Din'in muhteşem boşluğu

"Gerçeğin soğuğuna dayanamayacak hastayı çırılçıplak soymaktan sakının. Ve dinin büyüsüyle aşık atmaya kalkıp kendinizi tüketmeyin. Dine olan susuzluk çok şiddetli, kökleri fazla derin, kültürel pekiştirilmesi fazla güçlüdür. Sunacak daha iyi birşeyiniz yoksa hiçbir zaman eldekini almayın."
D.Irwin Yalom

Wednesday, December 14, 2005

Yeryüzünün yüzleri

Her sabah uyandığımda karşımda farklılaşmış, değişmiş bir dünya buluyorum. Yabancısı olduğum bir memleketteyim sanki. Yeni yüzler, yeni şeyler.. Aslında bu durumdan o kadar da hoşnut olduğum söylenemez. Tembel olmam sebebiyle değişen dünyaya ayak uydurmakta, ‘oluş’an varlıklara alışmakta zorlanıyorum.

Gerçekten yeryüzünün ne çok yüzü var; bir tepeyi aşınca, bir sokağı dönünce, bir caddeyi geçince..yani uyanınca görüyorsunuz o yüzlerden tanıdık birini.’Selamün aleyküm’:bu bir keşif parolası..Tanışmaya bir giriş, muhabbete sahici bir adım ve güler sonra yeryüzünün yüzleri.. Müslümanlar..Kardeşlerim..

Saturday, December 10, 2005

Sevinç..

Bana bir mektup geldi,
İçinden ben çıktım.

(Özdemir Asaf)

Friday, December 09, 2005

"denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin.."

Bazen hayatı bir film gibi geri sardırmanın mümkünatını düşünmüyor değilim. Hatta bazen değil, sık sık yapıyorum bu işi..Pişman olduğum ameller tutuyor yakamdan. Nerden geldim, nereye sürüyorum arabamı?. Hiç durmaksızın konumumu sorguluyorum. Nuri Pakdil'in deyişiyle hakikaten 'varoluş konumlanışı'mı gerçekleştirebildim mi? Benim yerim burası mı? Bulunduğum yer, yapmak istediklerime:bana ne kadar uygun? Okuduğum okul, kaldığım yer, arkadaşlarım, bu yüzler,bu ka(la)balık, bu şehir.. Bu şehri, Konya'yı niçin sevemiyorum bir türlü?

Sonra..Sonra Şebnem Ferah'ın o şarkısı düşüveriyor dilime:"denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin.."

Wednesday, December 07, 2005

İyi şiir, iyi haber

“Körüm, o halde karanlık niye benden kaçıyor?
Sağırım, nasıl oluyor da uğultum uzaktan
beni çağırmaktadır?
Göklerin çökeltisinden başkaca şey
toprağın tortusundan gayrı hısım bilmeksizin
iniyorum kirli eteklerine
beni emziren kaltak şehrin
iniyorum ama indirilmedim
iniyorum çalıntı tahtımı terk ederek
arada bir çehremi dalgalandıran karaltı
vurulmuş arkadaşlarımdan yansıyor olsa gerek
iniyorum onlardan artakalan yükü indirmek için
indiğim yerde beni bir bekleyen yok
indiğim yerde biçilmiş ot gibiyim
puslu, çapraşık, koklanmamış
ihmalkar gözle okunmuş bir kitap
bitab bir gözle okunmayı tercih ederdim
yoğrulmuş olan benle bir daha yoğrulsaydı
benimle açsaydı ağırdan
tükeniş faslını mızrap”
Of Not Being A Jew/ İSMET ÖZEL

İsmet Özel’in yeni şiir kitabı ‘Of Not Being A Jew’ Şule Yayınları’ndan çıkmış.
İyi haber diye buna derim ben.

Tuesday, December 06, 2005

Derkenar yine güzel

Yeni çehresiyle nitelikli okurun yüzünde gülücükler açtıran Derkenar dergisinin Aralık sayısı da dopdolu..
Dergide dosya konusu olan ‘edebiyatta modernizm’i Yakup Altıyaprak ile Hüseyin Akın yazmışlar. Romancı Hakan Günday’la yapılmış bir söyleşi var. Furkan Çalışkan, ‘Sapkın Azizler’i yani Beat şairlerini yazmış. Atanur Memiş, 2.Yeni’nin görkemli şairlerinden Cemal Süreya’yı incelemeye devam ediyor. Mehmet Aycı ise enteresan bir şey yapıyor; Nasreddin Hoca’nın şairliğinden bahis açıyor.

Şiir ve öykü ise derginin ‘önde giden atlar’ı..
Bu sayının şairleri:Hüseyin Akın, Alper Gencer, Nurettin Durman, Esra Elönü, Mehmet Şah Erincik, Mehmet Aycı, Murat Çeşme ve Ünsal Ünlü.
Öyküye gelirsek, önce Dylan Thomas’ın Hasımlar’ını okumak gerek. Ve Seyfullah Aslan, Mustafa Uysal, Coşkun Ongun, Çiğdem Can'ın öyküleri.
Unutmadan; Derkenar, Nejat Turhan’a ait Öküzler Kitabı’nı hediye ediyor okurlarına.
Kaç(ır)mayın!..

Sunday, December 04, 2005

Ahmet Yusuf'un şiiri: "Felç"

FELÇ
yalan bir söze kavuştuk
uzaya fırlatıldığında ilk füze.
bir küçük mazeretimiz oldu
atom bombasının koca şehri düzmesi.
ve tıkandı ciğer burun boğaz -ne varsa
aldırmayın efendim geçer dediler
bir aspirin ve bir bomba ortadoğu'ya.
dünden ve yarından bir koku yok
bugün bir başkası gibi gelip oturur içime
hani biz umutsuzluk diye erinirken
yüksek tepelerin kısaboylu çobanlarınadevrilir içimizde yapma birşey
içimizde bir sertlik patlar
manzaraya patlar ve dağılır.

göstermelik törenlere katılmak istemiyoruz
çağ kendine bir başka kahraman bulsun
biz burada oturupkalbimizin yasını tutacağız.



Yukarıdaki şiir Ahmet Yusuf'a ait. Ahmet Yusuf yaşça benden küçük ama kalbi kocaman bir çocuk. Komşumuzun tek oğlu. Çekingen. İncitmekten çok korkuyor. Çocukluğunu yaşayamamış gibi çocuk dergileri okur hala. Miço'nun Yalvaç Abi'sinin hayranıdır. Ona ısrarla Necip Fazıl'ın, Hakan Albayrak'ın filan kitaplarını verdiğimi hatırlıyorum. Sonra bir şeyler yazdığını söyledi bir ara. Israr ettim göstermedi. Uzun zamandır görüşmüyoruz. Dün e-postama bu şiiri atmış Ahmet Yusuf..Şimdi lise 3'e gidiyor galiba.Selam olsun.