Saturday, March 25, 2006

fayrap günlüğü

Alışkınım.. öğrencilik hayatım boyunca bu böyle olacak büyük ihtimal: dergileri, mecmuaları satıldığı yerde okuma alışkanlığımdan söz ediyorum. hatta bazen dergi raflarından kitap raflarına sıçrayıp minik hacimli diye tavsif ettiğimiz kitapları okuyuvermeler filan.. Ahmet kekeç’in ‘kalanlar’ isimli kitabını böyle okumuştum mesela.45 dakika sürmüştü..gerçi kekeç, aynı kitabı ufak değişikliklerle 2005’te ‘kanamalı haydut’ adıyla piyasaya sürünce az kızmamıştım kendisine.değişik triplere filan girmiştim: ) Orası ayrı mesele..

enes’teydim geçen cuma akşamı. dergilere göz gezdirirken birden fayrap’ı gördüm.yeni sayısı gelmiş. rafların yanına çömelip okumaya başladım.kalp atışları, haberler, bikaç şiir, sonra arkadan mülahazat defteri derken .. temiz 10 sayfayı becermiştim ki bacaklarımın sızladığını hissettim. ama fayrap elime yapışmıştı. almasam olmaz, dedim. iki gün öğle yemeği yemesem ne çıkar, dedim.(aslında o kadar yoksul değilim.iblis, her yolu deniyor işte..)Sonuçta nefsime yenildim ve tamı tamına 4 yetele’yi cebimden çıkarıp tezgahtara uzatıp nasıl bir hızla ol mekandan çıkıp uzaklaştığımı –vazgeçmemek için tabii- bir allah biliyor.

Bi de sevgili arkadaşım muaz a kaptırdım dergiyi o akşam osmanlı çarşısı çıkışında. bitirmiş sayılmam henüz.. burada bir mesaj var:muaz, dergiyi hemen iade et. Bi hafta oldu: )

Her şey pek güzel de,, dergide neler var? Sayha’ya yazdım bunu. Bir bakın isterseniz..

Friday, March 17, 2006

"Hangi dergiyi okusam?"

"Edebiyat dergisi Derkenar, 15. sayısıyla birlikte 2 aylık eski periyoduna dönüş yaptı. Açıkçası derginin belirli bir düzeyde, istikrarlı bir gidişatı tutturamaması üzüyor beni. Dileriz ileride uzun soluklu, heyecan veren işler çıkar buradan..
Bu sayıdan İbrahim Tenekeci ve Furkan Çalışkan'ın şiirlerine, Said Yavuz, Furkan Çalışkan ve Ali Karınca'nın yazılarına işaret etmek isterim. Yine genç şair Alper Gencer'in 'Cafer Turaç' şiiri üzerine yazdığı yazıya da dikkat.
Dergiyi almakta tereddüt edenlere: Nurettin Durman'ın derlediği Aşk Şiirleri Antolojisi (tam üçyüz sayfa) dergiyle bedava..benden duymadınız..:)

Anlayış yine müthiş!..Başörtüsü meselesi ile ilgili önemli yazılar var. Derginin kapağındaki çarpıcı ifade şöyle:'Bu Dergiyi Başörtülüler Alamaz!'
Rasim Özdenören'le yapılmış söyleşi ve İbrahim Kalın'ın Türkiye'nin Korkuları başlıklı yazısı okunmalı.. Derginin dosya konusu ise Türkiye'nin Enerjisi şeklinde..

Kitap Postası'nı biliyoruz. Biliyorsunuz. Asım Gültekin iyi işler yapmaya devam ediyor. 2. yılına giren dergi yine dopdolu..Adem Turan'ın Hasan Aycın portresi ve Yusuf Turan Günaydın'ın mütercimlerle ilgili yazısı dikatimi çekenlerden bazıları..

Tezkire yeni sayısını sessiz sedasız çıkardı. Bu sayıda pek çok güncel meseleyle birlikte Ak Parti ve 'Muhafazakar Demokrasi' söylemi masaya yatırılmış. Tezkire çok önemli arkadaşlar, çook..Takip edelim.Kaçırmayalım.

Kültür, medeniyet, aktüalite dergisi Mostar, 13. sayısında dosya konusu olarak 'medya'yı seçmiş. Yayın yönetmenliğine şair Ali Ayçil'in geçmesiyle kültür-sanata verdiği ağırlık hissedilen dergide ayrıca, Filistinli şair Mahmud Derviş'le ve Edibe Sözen'le yapılmış iki önemli konuşma da mevcut..

Varlık dergisi, 'Kıskançlık' konusunu işlemiş oylumlu bir dosyayla..

Doğu- Batı, Entelektüeller dosyasının birinci kısmıyla çıktı..Bihaber ve bigane kalmayın.

Bu arada 'edebiyat ateşi' Fayrap'ın yeni sayısı çıkmış..Ayrıntılar ve dergi üzerine bir değerlendirme ilerki günlerde bu sayfada..tekmili birden:)"

www.blogcu.com/prisonhouse yazmış.

Thursday, March 16, 2006

ali şeriati

"Tasavvuf der ki; 'Yokluğumuzda kaderimizin önceden tayin edilmesi seni memnun etmiyorsa, şikâyet etme,' ya da 'Eğer dünya seninle mutâbık değilse [sana uygun gelmiyorsa], sen dünya ile mutâbık ol.' Fakat mutasavvıf İkbâl der ki; 'Eğer dünya seninle mutâbık değilse, ona başkaldır!' Burada dünya, 'kader' ve 'insanoğlunun hayatı' anlamına geliyor. İnsan bir dalgadır, durgun bir sahil değil. Erkeğin ya da dişinin varlığı ve oluşu harekettedir, harekette olmalıdır. İkbâl’in tasavvufu, Hint mistisizmi ya da dinî taassup gibi değil, Kur’an mistisizmi gibidir. İnsanın dünyayı değiştirmesi gerektiğine inanır. İslâm, insanı önemsemeyen kadercilik yerine, insanın önemli bir rol üstlendiği bir anlayışı getirmiştir. Bu, İslâm’ın dünya görüşü, hayat felsefesi ve ahlâkıyla yarattığı ilerleyen ve müspet esas kaidesi gibi, en büyük inkılâptır."


www.aliseriati.com açılmış. Bakalım.