« Home | Beyaz bir haber: » | Kadife Şairler.. » | Dörtdörtlükler.. » | Buradan bir 'Yolcu' geçti, gördünüz mü?. » | Din'in muhteşem boşluğu » | Yeryüzünün yüzleri » | Sevinç.. » | "denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin.." » | İyi şiir, iyi haber » | Derkenar yine güzel »

ali şeriati

"Tasavvuf der ki; 'Yokluğumuzda kaderimizin önceden tayin edilmesi seni memnun etmiyorsa, şikâyet etme,' ya da 'Eğer dünya seninle mutâbık değilse [sana uygun gelmiyorsa], sen dünya ile mutâbık ol.' Fakat mutasavvıf İkbâl der ki; 'Eğer dünya seninle mutâbık değilse, ona başkaldır!' Burada dünya, 'kader' ve 'insanoğlunun hayatı' anlamına geliyor. İnsan bir dalgadır, durgun bir sahil değil. Erkeğin ya da dişinin varlığı ve oluşu harekettedir, harekette olmalıdır. İkbâl’in tasavvufu, Hint mistisizmi ya da dinî taassup gibi değil, Kur’an mistisizmi gibidir. İnsanın dünyayı değiştirmesi gerektiğine inanır. İslâm, insanı önemsemeyen kadercilik yerine, insanın önemli bir rol üstlendiği bir anlayışı getirmiştir. Bu, İslâm’ın dünya görüşü, hayat felsefesi ve ahlâkıyla yarattığı ilerleyen ve müspet esas kaidesi gibi, en büyük inkılâptır."


www.aliseriati.com açılmış. Bakalım.